26 Ekim 2013

f/çizik tedavi

böyle deli gibi uykusuzken gelen deli gibi yazma isteği var ya.. bu arka arkaya gelen postları da sakat ayağıma "borçluyuz" ya.. kürkçü dükkanım, nereye gitsem yine dönerim ben buraya. konu mu? tabi ki yok ama mesela üç aydır tedavilere cevap vermemekte ısrar etmeyen bir ayağınız varsa ona iyi bakın. ve ayağınızı sizden daha inatçı yetiştirmeyin. tıp dünyası kilit. kapı üstüme kilit. tıp çözemezse sorun tıpta değil, sende!? ne! duyamadım!? hıı tamam saçmalayıp herşeyi batırmak lazım doğru, batmayan bir şey kaldıysa onları da batıralım tabii. doktorların kafalarını suya batıralım mesela. yollar bozuksa ayak napsın, belediye de mesela yerin dibine batsın! size de rahat batsın hadi acıdım.

Süleymaniye'de hastaneye gidiyorum, güvenlik herkesi çeviriyor bir beni çevirmiyor. Semt beni özümsemiş resmen. civarda nereye gitsem durum aynı. İkincisi, görünmüyor olma ihtimali. ikincisini tercih ederim derdim ama onu zaten yapabiliyorum yeni bişey değil. o mekanda istisnasız öğrenci sanılmak ayrı konu. merhaba insan, "seni anlamak için hala ortada bir ipucu yok." (noktadan sonra büyük yazılmış kısımları da ben yazdım, yabancı değil, yoo değişmedim, inzivadandır belki) uzun da yazmadım ama siz yine de okumaya üşenin, tam bozuk plaktan cızırtılara layık oldu. buraya kadar benle birlikte saçmalayan zaten kalmamıştır.
şayet kaldıysa;
şimdi mümkünse herkes sağlam olan sol ayağını biraz oynatsın, evet aynen öyle, şimdi yukarı ve aşağıya.
ve şimdi dışarı çıkıp yürüyün uzun mesafe, ben otobüsle arkanızdan gelirim tamam (buraya ağlayan smiley gelecek)

13 Ekim 2013

buraya bir sokak lambası lazım, geç de olsa farkettim. karanlıkta kalıyorsunuz şehrimin sokaklarında yürürken. ayak seslerinizin ritminden belli bu, tökezliyorsunuz. temkinli basıyorsunuz kimi, ritmik değil tak taklarınız, taka tuk tuk taka oluyor bazı. düştüğünüz bile oldu belki kimbilir, hiç de söylemiyorsunuz.

2 Ekim 2013

oh dear comma,

"yaşamak deriz -oh, dear- ne kadar tekdüze / katliamlar ne kötü be birader"

ve haberler biter, 


[kurallar manzumesinde cümle sonunda varolması yasaklanan ve hata addedilen virgül; aslen kendi içinde devamlılık arz eden ve asla bitmeyecek bir cümle sonunda daha etkin rol oynamak suretiyle atmosferdeki yerini alarak bir kez daha isyanlardaki rolunü başarıyla beyaz sayfaya aktardı.]